'Dünyada ki değişime ayak uydurmamız gerekiyor'
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in TGRT’ den Batuhan Yaşar’a Verdiği Röportaj
Sunucu Batuhan Yaşar :Efendim, Ankara’dan merhabalar. Milli Eğitim Bakanlığındayız ve konuğumuz Sayın Bakan Ömer Dinçer. Efendim, sürenin efektif kullanımı anlamında milli eğitim konularına gireceğim ama, aslında onunla bağlantılı bir konuyla başlamak istiyorum.
Fransa’da ki İnkar Yasası Eğitimi Nasıl Etkileyecek?
Fransa’daki sözde işte inkar yasası olarak bilinen yasanın Parlamento’dan, ardından Senato’dan geçmesinin ardından işte bir süreç başladı. Tam Sarkozy imzaladı derken, herkes Türkiye’nin veya işte Parlamento’da ve Senato’da imza toplanamayacağını zannederken, Senato’dan 78 gibi bir imza, Parlamento’dan da 65 imza götürüldü ve Anayasa Mahkemesinde, Fransa Yüksek Mahkemesine teslim edildi. Dün akşam Sarkozy Bakanlar Kurulunu topladı, sanırım herhalde iptal edileceğine o da inanıyor ki, eğer iptal edilirse yeniden yasa hazırlanması noktasında Kabine üyelerine talimat verdi. Bu noktada Türkiye birçok şey yaptı. Türkiye’de de Fransız okulları var. İşte dün akşam Sayın Sanayi Bakanı, Türkiye’de yatırım yapan Fransızların da bu işin içinde olduğunu söyledi. Eğitim konusunda Fransa’yla Türkiye arasındaki bir bağdan bu noktada bağlantılı olarak nasıl söz edebiliriz Sayın Bakanım?
Bakan Ömer Dinçer :Doğrusunu söylemek gerekirse, her ne kadar Fransız okulları diye tanımlamış olsak bile bu okullar aynı zamanda bizim okullarımız. Bizim çocuklarımız okuyor, bu okullarda yine birçok bizim öğretmenimiz görev yapıyor. Bu açıdan bakıldığında onu salt bir Fransız okulu gibi tanımlamak bence çok doğru bir yaklaşım olmaz. Kaldı ki bu okullar ve bu okulların yönetimindeki vakıflar ve idareciler gerçekte bize yakın olan insanlar. Her ne kadar Fransız vatandaşı olsa bile çoğu kez bizimle ortak stratejileri takip edebilecek durumda olanlar. Bu açıdan bakıldığında, mesela bu süreç başladığında, inkar yasasıyla ilgili süreç başladığında biz okulları toplamıştık belki hatırlarsınız.
“Bu süreçte bu Fransız okullarının bize ciddi desteği oldu ve Fransa’da bizim düşüncelerimizi destekleyen türden çalışmalar yürüttüler.“
Böyle olduğu için, bence bu noktada onlardan yararlanabileceğimiz bir dost olarak yahut da yakın olarak görme imkanımız var. Ama her şeye rağmen tabi bu süreci biz dikkatle takip ediyoruz, Hükümetimiz takip ediyor. Konuyla ilgili olarak Hükümetimiz ne tür tedbirler alacak olursa, biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bize düşen görev neyse yaparız.
Sunucu Batuhan Yaşar: Aslında eğitim anlamında Türkiye ile Fransa arasında köklü, tarihi bir bağ var. Bu noktada da aslında Türkiye’nin bir lobi faaliyeti olarak bunu önümüzdeki dönemde de kullanabiliriz.
Bakan Ömer Dinçer: Kullanabilir. Daha da önemlisi, belki böyle bir süreç içerisinde, eğitimle alakalı alanı hemen ilk etapta tartışacağımız bir alan olarak görmek de doğru değil benim kanaatim.
Atanan 17 Bin öğretmene ne tür tavsiyeleriniz var? Ağustos’ta ki atamada sayı kaç olacak?
Sunucu Batuhan Yaşar:Efendim, hemen klasik sorularıma geçeceğim. Aslında konuya da birazcık farklı açıdan yaklaşalım ama, çok Twitter’dan da mesajlar geliyor, insanlar merak ediyor. Siz Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra aslında yarın ilk atama gerçekleştirilecek. Kamuoyu da çok yakından biliyor 17 bin öğretmenin atanacağı noktasında. Nasıl bir duygu, yarın atanacak öğretmenlere, 17 bin kişiye ne tavsiye edersiniz? Bir de, sanırım ben mi yanlış anladım, yanlış anladıysam lütfen düzeltin. Asıl atama Ağustos’ta olacak diye bir şey söylediniz, bir ifadede bulundunuz. Ağustos için TGRT Haber ekranlarından acaba bu sayının artı 10 veya işte neyse artırılması söz konusu olabilir mi?
Bakan Ömer Dinçer: Bir kere her şeyden önce bir hususu düzeltmeliyiz, çünkü bu bizim ilk atamamız değil. Ben Bakan olduktan sonra Ağustos ayında yaklaşık 11 bin 500 civarında bir öğretmen ataması gerçekleştirmiştim. Ayrıca, Van depreminden sonra yine sadece Van’a münhasır olmak üzere yaklaşık 800 civarında bir öğretmen ataması daha yaptık. Bugünse, 17 bin öğretmen ataması yapıyoruz. Yarın kuralarını çekeceğiz. Ben şimdiden bütün öğretmen adaylarımıza ve öğretmen olmak için bize müracaat eden arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Ümit ederiz ki onlar da bu vesileyle tamamı olmasa bile en azından belirli bir kısmı hayallerini gerçekleştirmiş olacak ve onları biz eğitim ailesine almış olmaktan da çok mutlu olacağız. Ama tabi belki şunu hatırlatmakta yarar var: Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat kanunu değişti. Şimdiye kadar ki yapılan uygulamalarda genellikle eski gelenekler hatırlanıyor olabilir. Mevcut kanunlarda, bir kere 1 yıl süreyle bütün devlet memurları stajyer olarak kabul edilirler, aday memur olarak kabul edilirler ve 1 yıldan sonra memurlukları katileşir. Ondan sonra ise bizim aşağı yukarı 3 yıl süreyle atandıkları yerde görev yapmaya dair düzenlememiz var.
Bu açıdan öğretmen adaylarımızın bize müracaatlarında bu şartlarımızı kabul etmiş olarak müracaat etmiş olmalarını ben diliyorum. Aksi takdirde mutsuz olabilirler, biz onlardan mümkün olduğunca çok çalışma şartlarını iyileştirerek, onların mesleklerine motive olmalarını sağlayarak yararlanacağız, ama yine de bu hususları bilmelerinde yarar var.
Sunucu Batuhan Yaşar :Efendim, aslında bu söylediğiniz şey, hani sizin vereceğiniz görev, nerede vereceğiniz görev, nasıl vereceğiniz görev, çerçevenin böyle tam manasıyla belli olması aslında ne yapacağını bilmesi veya bir soru işaretinin kalmaması onları da rahatlatmıyor mu?
Bakan Ömer Dinçer : Tabi bütün aslında oyunun kurallarının açıklıkla bilinmesinde ben çok yarar görüyorum. Nitekim şimdi öğretmenlerimiz aslında müracaat ederlerken hangi ilde, hangi okulda görev yapacaklarına dair seçim yaparak müracaat ediyorlar, biz de puanlarına göre o tercihleri üzerinden yerleştirme yapmaya çalışıyoruz.
“Bir öğretmen adayımız kendi tercih ettiği okullardan birisinde görevlendirildiğinde şunlara razı olmuş oluyor, devletin kendisine vereceği ücrete razı olmuş oluyor, devletin öngördüğü çalışma şartlarını kabul etmiş oluyor ve o okulda gidip çocuklarımızı eğitmeye dair bize söz vermiş oluyor.”
Bu açıdan bakıldığında hakikaten bu oyunun kurallarının çok açık olması sebebiyle iki taraflı bir anlaşma olarak kabul edilebilir.
(Haber sonraki sayfadan devam ediyor)