|
|
|
|
|
|
|
|
|
« Genel Haberler |
Eğitim Bir Sen'den Dinçer'e Bir Eleşiri Daha; 'Başka ülkelerin hazır reçeteleri işe yaramaz' DENENMİŞİ DENEMEK BAŞARISIZLIĞA MAHKUM OLMAKTIR!
Her şeyi değiştirmek, bazen her şeyi birbirine karıştırmakla da sonuçlanabilir. Göreve geldiği günden bu yana üslup ve tavrında önemli farklar gözlemlenen Sayın Ömer Dinçer, Milli Eğitimde neredeyse her şeye el atmak ve her şeyi değiştirmek istiyor. Değişiklikler de ardı ardına geliyor. Bu kadar kısa bir sürede bırakın köklü değişiklik yapmayı, sorunların künhüne vakıf olmak da mümkün değildir. Her şeyi masa başında halledemezsiniz. Başka ülkelerin hazır reçeteleri çoğu defa işe yaramaz. Anketler, istatistikler, bir takım veriler kurumları istenilen hedefe götürmede her zaman işe yaramayabilir.
Geçmişten devraldığımız her şeyi kötü diye kenara atamayız. Zaten bir kurum, ne kadar kötü olursa olsun her şeyinin kötü olması mümkün değildir. Kurumlar, kendilerine göre bir doğruya ulaşıncaya kadar birçok şeyi denerler. Deneme yanılma metoduna en fazla başvuran kurumun da Milli Eğitim olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Herkes Milli Eğitimin yazboz tahtası haline dönmesinden mustaripken bu derece hızlı ve ince eleyip sık dokumadan değişiklik yapmak biraz garip değil mi? Üstelik değiştirilmek istenen şeylerin bir kısmı da Ak Parti hükümetleri zamanında uygulamaya konulmuşken. Sanki Ak Parti iktidarının Milli Eğitim Bakanları birbirinin devamı değil de ayrı partilerin bakanlarıymış gibi bir izlenim oluşmakta zaman zaman.
Ak Parti iktidarı boyunca Okul Aile Birlikleriyle ilgili ikinci bir düzenlemeye imza atılmak üzere. Bilindiği gibi 2005 yılından önce okullarımızda üçlü bir yapı söz konusuydu: Bir tarafta okul idaresi, diğer tarafta Koruma Dernekleri, üçüncü bir yapı olarak da Okul Aile Birlikleri. Bu üç yapı çoğu defa birbiriyle çatışırdı. Bu çatışmadan da en çok zararı okul yani eğitim paydaşları görürdü. Bu üçlü yapıyla okulları daha fazla yıpratmak istemeyen zamanın yetkilileri, üçlü yapıyı tek çatı altında birleştirerek herkesin görev ve sorumluluk alanlarını belirledi. Getirilen veli tanımıyla birlikte veli olmayanların okulların başına musallat olmasının da önüne geçildi. Çıkarılan yönetmelik her kusurdan ari olmasa da geçmişte yaşanan olumsuzlukları büyük oranda ortadan kaldırmıştı.
Uygulamanın içinde olanlar yönetmelikle ilgili bazı değişiklikler beklerken tamamen 2005 öncesine dönülme riskiyle karşı karşıya kalınmıştır. Anlaşıldığı kadarıyla okul yönetimleri etkisiz eleman konumuna düşürülecektir. Tabir caizse yetki bütünüyle velilerin eline geçecek, okul yöneticileri de onlara boyun eğer hale gelecektir. Değişiklikten murat bu olmasa da, olacak olan budur.
(Haber sonraki sayfadan devam ediyor)
|
Misafir 31.01.2012 13:51:47 Erol Bey,
Emekli bir eğitimci olarak uyarını çok beğendim.Aklınıza, vicdanınıza, ağzınıza sağlık.
Ali Osman Demirci |
|
|
|
|
Sizde yorumunuzu yazın !
|
Bu Bölümdeki Haberler
|
|
|
|
|
5846
Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve
benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gÖsterilmeden kesinlikle
kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü Özen gÖsterilmiş
olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yÖnetimi ve editÖrleri sorumlu
tutulamaz.Yukarıdaki maddelerle ilgili sorularınız ve izin işlemleri için
tıklayın
Copyright © egitimajansi.com, 2009
|