İİBF‘liler Ne İstiyor?
‘’ Haziran 2012 Atamalarında 15.000 Kadro Talep Ediyorlar ‘’
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunları neredeyse gerek tüm üniversitelerin il ve ilçe kampüslerinde bulunan gerekse her kamu kurum ve kuruluşlarında yer alan Türkiye’nin en büyük mezunlar platformunu oluşturmakla beraber yine Türkiye’nin en büyük işsizler ordusunu da oluşturmaktadırlar.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunları kağıt üzerinde, Türkiye’de birçok banka ve özel şirketin yanı sıra kamu sektöründe de iş bulma yönünden en geniş ve en şanslı alan olarak görülüyor olsalar bile artık fazla önemi olmayan bir alan gibi durmaktadırlar.
Bunun bir çok nedenleri vardır.
Bu nedenlerden kısaca bahsetmek gerekirse;
Bir kaç yıl öncesine kadar banka alımları her zaman İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarına uygun bir şekilde olur iken önce bir çok kamu bankası KPSS ile personel alma şartını kaldırdı, ardından bir çok özel banka da İktisadi ve İdari Bilimler mezunu olma şartını kaldırarak; yerine üniversitelerin 4 yıllık herhangi bir bölümünden mezun olsun yeter şartını getirdi.
Tabi ki İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunları olarak buna bir itirazımız olamaz. Çünki her kurum kendi ihtiyacına uygun kadroları istediği alandan almakla serbesttir. Fakat burada serbestlik sağlanmamaktadır. Tam tersine “herhangi bir üniversite” gibi bir madde eklenerek alınacak işin niteliği ile eğitim aldığı alan arasında bağ olmayan ilgisiz alan mezunlarının işe alımları gerçekleşmektedir.
Bunu KPSS tercih kılavuzlarında 4001 kodu ile de görmekteyiz. Yeri gelmişken 4001 kodunu da izah edelim. 4001 kodu demek, üniversitelerin 4 yıllık ve üzeri eğitim veren her hangi bir bölümünden mezun olmuş olmak demek.
Bir kurum, herhangi bir bölümden mezun olmak şartını yerine hangi alanda hizmet veriyor ise o alana uygun üniversite bölümünde eğitimini tamamlamış bireylerden insan kaynağını seçmelidir.
Fakat; kurumlar bu bahsettiğimiz olayı uygulamak yerine ‘’ lisans mezunu olsun yeter ‘’ fikrini benimseyip uygulamaktadır. Bunun sonucunda da İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının kotalarında daralmaya sebep olmaktadırlar. Akabinde de bu alan mezunlarının iş bulmalarını da gün geçtikçe zora sokmaktadırlar.
Bu mevcut şartlar ortada iken İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının tek şansları olan ; torpilsiz ve hakkaniyetle bir iş bulma yöntemi olan Kamu Personeli Seçme Sınavı’na girerek iş-güç sahibi olma şansı kalmaktadır.
Ama bu sistemde de yer alan bazı haksızlıklar o şansın azalmasına neden olmaktadır.
Buradaki haksızlıktan anlatmak istediğimiz, örneğin, Şubat 2012 atamalarında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 9 Bin personel alım ilanı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 17 Bin öğretmen alımı ilanını veriliyorsa İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarına da bu tip ilanlar verilmelidir.
Nasıl ki Diyanet İşleri Başkanlığı 9 bin personel alım ilanı, Sağlık Bakanlığı 20 bine yakın personel alım ilanı ve Milli Eğitim Bakanlığı 17 bin öğretmen alım ilanı veriyor ise bu ülkenin kamu kurumlarında Genel İdari Hizmet ( GİH ) kadrolarında görev yapacak idari memur işlemleri içinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarına ihtiyacı vardır.
Bu bağlamda olayı somut örnekler ile izah etmek gerekir ise ;
1- Sağlık Bakanlığı’nın 2011 yılı içerisinde yaptığı alımlar irdelenirse;
2011 Yılı için;
21 Ocak 2011 2011/3 atamasında Sağlık Bakanlığı 10.706 Sözleşmeli Personel Alımı
16 Ağustos 2011 2011/8 atamasında Sağlık Bakanlığı 16.662 Sözleşmeli Personel Alımı
19 Aralık 2011 2011/9 atamasında Sağlık Bakanlığı 7.400 Sözleşmeli Personel Alımı
Toplam 2011 yılında 34.768 kadro ataması yapmıştır.
Akabinde 2224 vekil ebe ve vekil hemşire Sağlık Bakanlığı’nda KADROYA geçirilmiştir.
Şimdi ise; 2012 yılı içerisinde Sağlık Bakanlığı’na 20 bine yakın sağlık personeli alımı planlanmış olup Mart 2012 içerisinde 10 Bin’e yakın bir kadro ile ilana çıkmaya hazırlanmaktadır.
2- Tarım Bakanlığı’nın 2011 yılı içerisinde yaptığı alımlar irdelenirse;
(Haber sonraki sayfadan devam ediyor)