Eğitim Ajansı Türkiye'nin en büyük eğitim sitesi , Eğitim Ajansı

Bakan Dinçer'den Açıklama! »
Son Dakika Bakan Şahin'den Ailelere Çağrı...     Cep Faturasını Azaltmanın 7 Yolu...     Öğretmenden Akıl Almaz İşkence ...     'Bir Zamanlar Anadolu'da' Boston'da...     Da Vinci İle Kanser Ameliyatı...     Eğitimde Fırsat Eşitliği Eyalet Meclisine Taşınacak...     Başkanlık rejimi darbeyi önler, Kürt sorununu çözer mi? Genç Bakış'ta Tartışıldı... ...     Türk Eğitim-sen Voleybol Turnuvası Sona Erdi ...     Dinçer:'Tarihimizi Çince'den öğrenin'...     Öğrenciler Korsan Balo Kıskacında...     'Yöneticiler Derse Girmemeli!'...     Samsun 19 Mayıs'ı Statta Kutlayacak...     Bakan Dinçer Mesleki Eğitim'de Son Durumu Değerlendirdi...     Haziran’da Atama Hayal mi, Gerçek mi?...    
« Milliyet Diyalog
Milliyet Diyalog

Milliyet Diyalog

Öğrencisinden rektörüne üniversiteler ne kadar özgür?

"Siyasetçiler bile, üniversitelerin suskunluğundan şikâyet edecek noktaya geldiyse, demek ki durum çok vahim.Peki bu suskunlukları niye?.. "

Çünkü gazete manşetlerine çıkan öğrenci örneklerinde olduğu gibi, konuşanın başı ağrıyor. Bazen o kadarla da kalmıyor, hapsi boyluyorlar.
Aslında üniversitelerin tümünde böylesi bir hava hâkim değil. Tamam, Kraldan çık kralcı rektörler, öğretim üyeleri var. Ama onlardan çok daha fazla, hayatını, eğitime, bilime ve öğrencisine, adayan rektörler de görmek mümkün. İşte onlara da haksızlık yapılıyor...
YÖK’ün kuruluş amacı suskun bir üniversite yaratmaktı. Dünden bugüne de değişen hiç bir şey olmadı. Hatta dayatmacılığı daha da arttı.
Darbelere ve darbecilere isyan edenler, 
12 Eylül’ün en güçlü sembolü olan YÖK’ü niye el üstünde tutuyor? Önce bunu sorgulamak gerekir...

Türkiye, Amerika farkı?
Özgürlüğün sınırları hep tartışıldı. Tartışılmaya da devam edecek. Oysa, öğrenciyi öcü olarak görme yerine onlara biraz olsun yakın olmak her şeyi çok daha farklı kılabilir. İşte Amerika’da öğrenim gören bir öğrencinin ilginç kıyaslaması ve mutsuzluk kaynağı:
“Üniversiteyi Türkiye’de okuduktan sonra, yüksek lisansımı Amerika’da devam ettirmekteyim.
Geçtiğimiz gün, rektörümüzle tanıştım. Liderlik konulu, 8 haftalık bir programın, o gün ki konuğuydu. O gün orada olacağı, okul e-postalarımıza iletildi. Salona gittiğimizde zaten oradaydı ve öğrencilerle sohbet ediyordu. Yanında da hiç güvenlik görevlisi yoktu. Program başlamadan önce teker teker gelip her birimizle tanışıp halimizi, hatırımızı sordu.
Sonra kendi deneyimlerinden bahsetti ve soru-cevap kısmına geçildi.
Liderlikle ilgili sorular soruldu, spor takımlarının geleceği konuşuldu ama kimse hiç bir eleştiride bulunmadı. Çünkü okullun sorunlarını ve nasıl bir çözüm bulduklarını kısa ve öz bicimde bahsetti. Okulun gelişmesi için bizim iyi yerlere gelmemiz gerektiğini hatırlatarak programı bitirdi.
Lisans programında iken rektörümüz ile bırakın sohbet etmeği bir kaç konferansta 5-10 dakikalık zaman diliminde polis eşliğinde görmüş iken dun yasadığım deneyim beni düşünmeye itti...”

Tablo nasıl değişir?
Genç Bakış nedeniyle her hafta değişik bir üniversitedeyiz. Hepsi de bir birinden çok farklı. Ortak oldukları tek nokta ise YÖK’ün baskısı. Hemen hemen hiçbir konuda rahat karar alamıyor, rahat tavır sergileyemiyorlar. Nedeni de çok açık: Başları ağrıyor.
Yeni 
anayasa hazırlanırken, umarız bu konuda ele alınır. Çünkü, üniversitesi özgür olmayan bir ülkede özgürlüklerden bahsetmek, hoş bir sedanın ötesine geçemez.
Rektörlerin, oturdukları koltuğun hakkını vermelerini istiyorsak, tek dönem görev yapmalı ve 7 yıllığına seçilmeliler. Eğer ille de veto uygulanacaksa, bu seçimlerden önce olmalı ve seçimi kazan 
rektörlük koltuğuna oturmalıdır. Yoksa bugünkü bu komedi seçim ve atama yöntemi ile ne özgür rektör bulabiliriz ne de özgür üniversite...

Ceza mı, ödül mü?
Cezaya dayalı eğitim modeli çok geride kaldı ama görünen o ki bizde hâlâ çok muteber!..
Eğitim ve öğretim, iki ayaklı bir süreç.
Öğrenmeyi her türlü koşulda gerçekleştirebilirsiniz.
En son gelinen nokta, akıllı tahta ve tablet destekli dijital öğrenme sistemi. 
Peki eğitim ne olacak? Yani olayın diğer boyutu.
Eskiden öğrenciyi disipline etmek için falaka kullanılırmış.
Sonra dayak, ardından da hakarete ve aşağılamaya dayalı taciz başladı.
Şimdi ise ağzını açan, öyle ya da böyle susturuluyor?
Günümüzde, cezaya dayalı eğitim modeli, öylesine demode oldu ki, en katı ülkeler bile, bu yöntemi bıraktı.
Çünkü, kalıcı bir disiplin sağlayamadığı gibi, kin ve nefret tohumlarının ekilmesine neden oluyor.
Ama görünen o ki hâlâ bu yöntemi tercih edenler var?
Ödüle dayalı eğitim modeli, artık herkesin tercihi. Çünkü yarattığı motivasyon, hem başarıyı artırıyor hem de sempatiyi.
Tercih edilmesi de bu yüzden.
Keşke eğitimin içeriği, insani ilişkiler ve özgürlükler de, akıllı tahtalar ve tablet kadar önemle ele alınabilinseydi!..

Özetin özeti: Suskun öğretim kurumları, konuşan gençler yetiştiremez!..

 

Bookmark and Share

Diğer Yazılar

Sahadaki şiddet neyin göstergesi? 15 Mayıs 2012 Salı 08:37
Hasan Kalyoncu Üniversitesi? 14 Mayıs 2012 Pazartesi 08:15
Hesap soran Bakan, hesap verecek mi? 13 Mayıs 2012 Pazar 11:26
Türkiye’de bilim ve üniversite var mı? 12 Mayıs 2012 Cumartesi 08:54
'2012 keşke böyle olmasaydı' 11 Mayıs 2012 Cuma 07:27
Rektörlük seçimleri? 10 Mayıs 2012 Perşembe 08:31
YÖK, Kontenjanlara İnce Ayar Yapacak mı? 09 Mayıs 2012 Çarşamba 10:41
Süt meselesi, Başbakan ve yaşanan tedirginlikler? 08 Mayıs 2012 Salı 10:38
Eğitimde eski iyi yeniler kötü mü? 07 Mayıs 2012 Pazartesi 08:09
Dünya Üniversitesi’nden mezun olmaya ne dersiniz? 06 Mayıs 2012 Pazar 10:15
Bu Tedirginliğe Birileri Son Vermeli! 05 Mayıs 2012 Cumartesi 08:17
Oktay Vural: ‘Biz terörü bitirmiştik’ 04 Mayıs 2012 Cuma 11:01
Bakan Bey’in haberi yokmuş! 03 Mayıs 2012 Perşembe 08:34
Keşke okula hiç gitmeden diploma da verilse 02 Mayıs 2012 Çarşamba 10:07
Hocalardan Cumhurbaşkanı’na açık mektup 01 Mayıs 2012 Salı 09:00
«  1 2 3 4 5  ...  » 

Diğer Haberler

Cep Faturasını Azaltmanın 7 Yolu
Cep Faturasını Azaltmanın 7 Yolu

Da Vinci İle Kanser Ameliyatı
Da Vinci İle Kanser Ameliyatı

Eğitimde Fırsat Eşitliği Eyalet Meclisine Taşınacak
Eğitimde Fırsat Eşitliği Eyalet Meclisine Taşınacak

Türk Eğitim-sen Voleybol Turnuvası Sona Erdi
Türk Eğitim-sen Voleybol Turnuvası Sona Erdi

Başkanlık rejimi darbeyi önler, Kürt sorununu çözer mi? Genç Bakış'ta Tartışıldı...
Başkanlık rejimi darbeyi önler, Kürt sorununu çözer mi? Genç Bakış'ta Tartışıldı...

Dinçer:'Tarihimizi Çince'den öğrenin'
Dinçer:'Tarihimizi Çince'den öğrenin'

Öğrenciler Korsan Balo Kıskacında
Öğrenciler Korsan Balo Kıskacında

'Yöneticiler Derse Girmemeli!'
'Yöneticiler Derse Girmemeli!'

«  1 2 3 4 5  ...  » 
ajanslar
saat
18 Mayıs 2012 12:38
 
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gÖsterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü Özen gÖsterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yÖnetimi ve editÖrleri sorumlu tutulamaz.Yukarıdaki maddelerle ilgili sorularınız ve izin işlemleri için tıklayın
Copyright © egitimajansi.com, 2009
 
abbasguclu.com.tr RSS ve XML Beslemeleri