Babasının vasiyeti üzerine üniversite kurdu!
İş dünyasındaki yatırımlarıyla adını duyuran Altınbaş Holding Kemerburgaz Üniversitesi ile eğitim sektörüne de adım atıyor. Babasının vasiyetiyle eğitim sektörüne girdiklerini açıklayan Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Altınbaş iş dünyasındaki başarılarını eğitim sektörüne de taşımayı hedefliyor
Mücevherat, enerji, finans ve lojistik sektörlerinde gerçekleştirdiği yatırımlarla adını duyuran Altınbaş Holding üniversitesiyle eğitim sektörüne de adım atıyor. 2010-2011 akademik yılında eğitime başlayacaklarını açıklayan Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Altınbaş’ın hedefi kısa süre içerisinde vakıf üniversiteleri arasında ilk 5’te yer almak. Altınbaş, diğer hedeflerini ve eğitime girme hikâyelerini bizlerle paylaştı.
Neden başka yatırım değil de eğitim?
Eğitimin önemine ve toplumun gelişmesine olan etkisine inanan bir aileden geliyorum. Babamızın bize vasiyeti doğrultusunda, eğitimde ses getirecek, başarılı gençlere destek olacak bir üniversite kurmak üzere yola çıkmaya karar verdik. Bu amaçla bundan sekiz yıl önce Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı’nı oluşturduk ve bir vakıf üniversitesi kurmayı hedefledik. Kuruluşuyla ilgili çalışmalarını tamamladığımız İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi ‘her koşulda insan’ yaklaşımı ile bu eğitim-öğretim yılında kapılarını açıyor.
Bu sektöre girdiğiniz için zaman zaman da olsa pişmanlık duyduğunuz oldu mu?
Bu alanda daha çok yeniyiz. Çok büyük bir heyecan ve istekle başladık. Arkamıza holdingin gücünü alarak kurduğumuz modern teknolojik altyapı ve oluşturduğumuz akademik kadroya güvenimiz sonsuz. Eğitim işine gönül vermiş bir kadroyla çalıştığımız için çok iyi noktalara geleceğimize inancım tam. Şimdiye kadarki gelişmeler geleceğe umutla bakmamıza vesile oluyor. Hiçbir pişmanlığımız yok, aksine üniversitemize tüm desteğimizi vermeye hazırız.
Bundan sonrası için hedefiniz nedir?
Altınbaş Holding olarak, hangi sektöre adım attıysak kısa süre içerisinde en üst sıralara yerleştik. Mücevherat, akaryakıt, enerji, bankacılık, lojistik gibi alanlarda yaptığımız yatırımlarla çok büyük başarılara imza atarak Türkiye’nin sayılı şirketleri arasında yer aldık. Eğitim alanında da iddialıyız. Çok kısa bir süre içerisinde vakıf üniversiteleri arasında ilk 5 arasında yer almak ve başarılı öğrenci grafiğimizi yükselterek iş dünyasına aranılan mezunlar yetiştirmeyi hedefliyoruz.
Anayasa değişikliğiyle özel üniversitelerin de önünün açılacağı söyleniyor. Vakıf üniversitesi olarak kalmak mı istersiniz, özel üniversite mi olmak istersiniz?
Bizim ticari bir kaygımız yok, bu işi babamızdan miras aldık ve burs oranlarımız da zaten eğitime bakış açımızı gösteriyor. Vakıf üniversitesi olarak kalarak, başarılı öğrencinin önünü açan ve mezunları ile yaşayacağı gururu ön planda tutan bir anlayışla hareket ediyoruz.
Sizce vakıf üniversitelerinin önündeki en büyük engel nedir?
Ben vakıf üniversitelerinin önünde bir engel olduğu kanısında değilim. Yükseköğretim Kurulu yola çıkan üniversitelerin sağlıklı bir yapı içerisinde gelişmeleri yönünde çaba sarf ediyor. Var olan ve yeni kurulan vakıf üniversiteleri nitelikli bir eğitim sunmak için birbirleriyle yarışıyor.
Öğrenim ücreti maliyetlerinin düşürülmesi için öneriniz ne olur?
Vakıf üniversiteleri yükseköğretimde devletin yükünü hafifletmek için yola çıktılar. Bu doğrultuda devletin doğrudan olmasa bile dolaylı olarak vakıf üniversitelerine destek vermesi maliyetleri düşürecektir. Somut öneri olarak öğrenim ücretlerine KDV muafiyeti getirilebilir. Vakıflar da kendi katkılarını belirli bir seviyede tutarak ücretlerin yükselmemesine katkı verebilirler.
Devlet üniversitesiyle haksız rekabet söz konusu mu?
Bugün için devlet üniversiteleri lehinde bir haksız rekabet söz konusu. Vakıf üniversiteleri burslu öğrenci oranlarını ne kadar artırırlarsa artırsınlar yine de devletin neredeyse ücretsiz öğrenim avantajını yakalayamıyorlar.
Öğrenciler neden sizi seçsin?
Uluslararası standartlara göre düzenlenen eğitim sistemiyle dünyanın birçok ülkesinde geçerli bir diplomaya sahip olan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi, öğrencilerine mezuniyet sonrası global şirketlerde çalışma fırsatı sunacak. AKTS’nin (Avrupa Kredi Transfer Sistemi) sağladığı avantajlar ile öğrenciler, dünyanın çeşitli üniversitelerinde eğitim ve öğretim hayatlarına devam edebilecekler.
Tüm programlarda bulunan yüzde 25 seçmeli ders uygulaması, öğrencilerin ilgi duydukları alanlarda uzmanlaşmalarını sağlayacak. Öğrencilerimizin yüzde 90’ına burs imkânı sunarak, bu konuda bir örnek oluşturuyoruz. İlk 2000 içerisinde yer alan öğrenciler, burs, dizüstü bilgisayar, yurt ve ayda 1.000 TL almaya hak kazanırken; tüm öğrencilerin ücretsiz olarak yararlandığı Özel Sağlık Sigortası, öğrencileri eğitim süresi boyunca güvence altına alacak.